Seks yapma dürtüsüne engel olamama ve bunu gelişigüzel bir şekilde farklı Insanlar Neden Seks Düşünür eyleme dökme olarak tanımlanan bu sorunu yaşayan Insanlar Neden Seks Düşünür genellikle aşağıda belirtilen söylemler ya da düşünceler içine girerler:. Bazı kişiler sevişmek istemedikleri halde seks yapma dürtülerine engel olamamaktadırlar. Seks bağımlılığı olan kişilerin bazılarında, bu sorun öncesinde aşırı mastürbasyon, pornografik materyal ile haşır neşir olma durumları olduğu görülür. Ardından, gelişigüzel biçimde farklı kişilerle cinsel birliktelikler olmaya başlar ve bu durum giderek artan bir sıklıkta yaşanmaya başlanır. Kişi, dürtüsünü kontrol edemez ve birçok kişi ile seks yapar. Seks bağımlısı olan kişi, sürekli olarak cinsellik düşünür, kolay cinsel ilişkiye girer, cinsel davranışlarda seçici değildir. Seksten sonra büyük bir suçluluk duyabilir; kadınlarda, ilişki sonrası yoğun suçluluk hissetme erkeklere oranla daha çok olmaktadır. Bunun son olduğuna karar Insanlar Neden Seks Düşünür ancak kısır döngü halinde bu davranış tekrarlar. Erkeklerde hiç suçluluk hissetmeme durumu da söz konusu olabilmektedir. Seks bağımlılığında kişi, her defasında ilk ilişkisiymiş gibi heyecan hissetmek ister, başka bedenleri arzular. Ancak cinsellikten önce ya da hemen sonra seks yaptığı kişi ile mesafeli hisseder. Birlikte olmadan önce mesafeli hissetse dahi cinsel birliktelik yaşamaktan kendini alıkoyamaz. Seksüel aktivite öncesindeki heyecan arayışı beynindeki mutluluk hormonlarını harekete geçirdiğinden, kişi geçici bir süre mutsuzluğundan, depresyonundan kurtulmaktadır. Bu durum alışveriş, madde bağımlılığı gibi sorunlarda da kendini gösteren bir unsurdur. Ardından ise, sürekli pişmanlık duyar, pişman olmasa bile mutsuz ve depresif hisseder. Ardından, kötü hissetme halinden sıyrılmak için yine seks peşine düşer ve giderek bağımlılığın esiri haline gelir. Bu döngü ve duygusal iniş çıkışlar kişiyi intihar düşüncesine bile sürükleyebilmektedir. Bu sorun, erkeklerde kadınlara göre dört kat daha fazla görülmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde daha sık görülmektedir. Bunun sebebinin iş dışında zevk alınabilecek imkanların olmamasından kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Seks bağımlılığı, kendilerine hayran, kendini büyük gören kişilerde daha sık görülmektedir. Çabuk morali bozulan, duygusal iniş çıkışlar yaşayan, sıkıntıya katlanma eşiği düşük olan kişilerde ve bağımlı kişilik yapısındaki insanlarda bu sorun daha sık görülebilmektedir. Araştırmalar, yeme bozukluğu tedavisi gören kişiler de, alkol ve seks bağımlılığının daha sık görüldüğünü göstermektedir. Bütün bunlardan anlaşılabileceği gibi, seks bağımlılığı aslında ciddi psikolojik sıkıntılar yaşayan insanlarda görülen semptomlardan biridir. Seks bağımlılığı yaşayan kişilerin psikolojik değerlendirmeleri yapıldığında, bu soruna yol açan bazı belirleyicilerin sıklıkla karşımıza çıktığını görürüz. Direk biçimde bu soruna yol açan nedenlerin başında, özellikle kadınlar için, çocukluk ve ergenlik Insanlar Neden Seks Düşünür cinsel tacize maruz kalmak gelmektedir. Erişkinlikten önce cinsel taciz yaşamış kadınlarda bu travmatik olay ya da olayların etkisi, cinsellikten soğuma, cinsel isteksizlik, vajinismus gibi cinsel işlev bozukluklarına yol açabildiği gibi, aksi istikamette bir sonuç da doğurabilmekte ve gelişigüzel cinsel ilişki kurma ve bu konuda kendini kontrol edememe durumunu da ortaya çıkarabilmektedir. Özellikle çocuklukları cinsel tacize şiddetli ve tekrarlayan bir şekilde maruz kalmış kadınlarda, cinsel işlev bozukluklarından ziyade seks bağımlılığının ortaya çıktığını görürüz. Cinsel taciz geçmişi ile beraber çocukluğunda babası tarafından duygusal istismara ve ihmale maruz kalan kadınlarda cinsellikle ilgili sorunun seks bağımlılığı yönünde oluşma ihtimali artmaktadır. Erkeklerde de cinsel tacize maruz kalmış olmak, erişkinlik döneminde birçok sorunla beraber seks bağımlılığına da yol açabilmektedir. Erkeklerde, çocukluk döneminde annenin çeşitli nedenlerden dolayı duygusal şiddet göstermesi ya da ihmali bu sorunun ortaya çıkmasına yol açabilmektedir. Kadınlarda ve erkeklerde, çocuklukta yaşanan bu tür olayların travmatik etkisi depresyona neden olmakta ve depresyonu baskılamaya yarayan bir eylem olarak cinselliği kullanmak söz konusu olmaktadır. Bu, otomatik bir süreçtir; diğer bağımlılık türlerinde olduğu gibi travmatik yaşantıların aşırı duygusal baskısı, kişiyi bu baskıdan kurtulmaya iter ve kişinin çok kısa süre için bile olsa iyi hissetmesine yol açan davranışların ortaya çıkmasına neden olur. Seks bağımlılığına neden olan ya da bu durumu tetikleyen başka unsurlar da vardır. Bunlar, bu sorunu yaşayan insanlar da daha az rastladığımız durumlardır:. Bu sorunu yaşayan insanlarda, genellikle zeminde depresyon ve agresyon fazlalığı bulunduğundan ve bunların nedeni de çocukluk travmaları olduğundan, psikoterapide esas hedef travmatik etkinin ortadan kaldırılmasıdır. Bu etki travma çalışması ile psikoterapide çalışıldığında zihnin aşırı bir şekilde cinsellik ile uğraşması durumu, gelişigüzel seks yapma isteği ve uygun olmayan cinsel deneyimlerin yaşanması hali ortadan kalkar. Travma çalışması yapılan EMDR yöntemi bu konuda son derece etkilidir.
Erkeklerin Cinsel Dürtülerinin Kadınlardan Daha Yoğun Olmasının Biyolojik ve Toplumsal Nedenleri
Erkekler, Kadınlara Göre Neden Daha Fazla Cinsellik Düşünür? - Webtekno Kişi cinsel duygu ve isteklerinin kölesi olmakta, bütün hayatını seks yönlendirmektedir. Cinsel fanteziler, cinsel düşüncelerdir ve kişinin cinsel olarak uyarılmasına ve zevk almasına yardımcı olurlar. İnsanların kendi istekleri. Seks bağımlılığı doyumsuzluğa varan aşırı seks düşkünlüğüdür. Kadınlarda Aşırı Cinsel İstek Sebepleri - Op. Dr. Ayşe DumanBeni G-Shot ve Labioplasti ile tanıştırdığı için. Bu kişiler pornografiyle yoğun olarak ilgilenirler ve ilişkilerinde duygusallığa yer yoktur. Özellikle epilepsi, kafa travması ya da demans gibi nörolojik hastalıklar bu duruma nadir de olsa yol açabilir. OKB'ye sahip bir kişi, sürekli olarak tekrar eden düşünceler veya dürtüler yaşayabilir. Bu düşüncelere, isteklere veya görüntülere karşı koymanın veya onları başka bir düşünce veya davranışla bastırmanın bir çabası vardır. Bu takıntıya sahip kişiler cinsel yönelimleriyle ilgili şüpheler yaşayabilir veya bunu değiştirebileceklerinden korkabilirler.
Seks Bağımlılığının Sıklık ve Yaygınlığı
İnsanların kendi istekleri. Seks bağımlılığı doyumsuzluğa varan aşırı seks düşkünlüğüdür. Kişi cinsel duygu ve isteklerinin kölesi olmakta, bütün hayatını seks yönlendirmektedir. Seks bağımlılıları iletişim kurduğu kişilerin duygusal ve fiziksel olarak incinmesine neden olabilirler. Cinsel fanteziler, cinsel düşüncelerdir ve kişinin cinsel olarak uyarılmasına ve zevk almasına yardımcı olurlar. Özellikle obsesif kompulsif bozukluk, bipolar bozukluk ya da depresyon durumları kadınlarda aşırı düzeyde cinsel istek ortaya çıkmasına yol açabilir.Erkekler cinsel yaşamlarının başında boşalmayı kontrol etmeyi bilmezler. Bu sebeple de gerçek doyum ve mutluluğu hiçbir zaman bulamazlar. Narsistik karakterlerde ise özellikle bir başkasının yanında kontrolsüz olmanın yaratacağı "saygınlık" kaybı endişesi, eşin yanında orgazmı engelleyebilir. Ancak depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçla cinsel isteksizlik yapabilirler, özellikle tedavinin ilk aylarında bu durum daha belirgindir. Öte yandan eklem hastalıkları, kalp damar hastalıkları, kanser ve diğer ciddi hastalıklar cinsel işlevleri bozabilir. Psikodinamik terapi ise, OKB'nin altında yatan bilinçdışı çatışmaları ve duygusal sorunları keşfetmeye odaklanır. Erken boşalma da bu pasif direnişin ve karşı tarafı hayal kırıklığına uğratmanın bir çeşididir. Evet bunama, Parkinson hastalığı, sara hastalığı, beynin ön kısımlarının işlevinin kafa travması vb nedenlerle bozulması gibi durumlara artmış cinsel istek, bazen de buna bağlı davranış bozuklukları eşlik edebilir. Beni G-Shot ve Labioplasti ile tanıştırdığı için. Yakınlık sorunları: Ciddi şizoid, narsisistik ve obsesif kişilik patolojisi olan bireylerde ilişkinin başlangıç dönemlerine cinsel isteksizlik olmasa bile yakınlık ve bağlılık gelişmeye başladığı zaman, ilişkiden uzaklaşma arzularının bir yansıması olarak, cinsel istekte de azalma ortaya çıkabilmektedir. Amaç, Oyun O Bedensel organik hastalıklara reaksiyon: Birçok hastalık ya da hastalığın yarattığı durum veya tedavi biçimlerine karşı gelişen psikolojik reaksiyonlar cinsel işlev bozukluğuna neden olabilmektedir. Çünkü kadın uzun süre cinsel ilişkiye girebilir. Bazı ilaçlar da cinsel isteği azaltır. Yetiştirilme koşulları ve geleneksel erkek cinsel rolü: Erkek çocuklarının yetiştirilirken erkek olmakla ilgili toplumsal olarak öğrendikleri şeylerin önemli bir kısmını, her zaman seks isteyebilen ve sekse hazır olan bir seks makinesi olmak oluşturur. Daha sonra tatmin ve rahatlama için mutlaka yapılması beklenir. Öncelikle kadınlarda aşırı cinsel istek durumları varsa hemen altta yatan neden bulunmalıdır. Ayrıca yakınlaşmadan kaçınabilirler veya cinsel ilişki sonrasında suçluluk hissi yaşayabilirler. Birçok çift için cinsellik ile sevgi ve genel uyum çok sıkı bir ilişki içindedir ve bunların herhangi birindeki sorun diğerlerine de yansır. Normalde kadınlar, erkeklere göre daha erken ergenliğe girer ancak cinsel istekleri erkeklere göre daha geç şekillenebilir. Cinsellik bitince evlilik biter! Yaşlılıkla ilgili cinsel mitler ve yanlış inanışlar da cinsel işlevleri bozabilir. Partnerde cinsel işlev bozukluğu: Kadının orgazm olamaması veya ilişki isteksizliği erkeğin erken boşalmasına veya sertleşme sorunlarına neden olabilir. Aşırı, kontrolden çıkmış cinsel aktivite cinsel yolla bulaşan hastalıklar, AİDS, istenmeyen gebelikler, adli sorunlar, ilişkiyi veya evliliği sürdürme güçlükleri, aile içi şiddet vb bir çok istenmeyen sonuçlara neden olabilir. Özellikle erkeklerde andropoz dönemi, şizofreni ve mani gibi dürtü kontrolünün kaybolduğu ruhsal hastalıklar, borderline kişilik bozuklukları, uyuşturucu ve madde bağımlılığı, frontal lobu tutan beyin hasarları gibi özel durumlar seks bağımlılığından ayrı tutulmalıdır. Gene de bazı erkeklerde yaşlanmayla performanslarının azalmasıyla yüzleşmemek için cinsel ilişkiden kaçınma ve isteksizlik ortaya çıkabilmektedir. Hiperseksüalite normalin dışı bir durum kabul edilerek psikolojik bir hastalık olarak tanımlanmaktadır.